Web Images Videos Maps News Shopping Gmail more »
Recently Visited Groups | Help | Sign in
Google Groups Home
Group info
Members: 99
Language: Turkish
Group categories:
Recreation > Photography
Recreation > Outdoors
More group info »
Recent pages and files
1.istanBULuşması    

 

 poetica

:: poetica'dan etkinlik bildirgesi :: :)

çok da erken olmayan bir saatlerde buluşmamış olmamıza rağmen, gün, şahsım ve diğer arkadaşların izlenimlerine dayanarak söylemek istiyorum ki, oldukça verimli geçti...

ben yaklaşık bir saat önce buluşma yerindeydim... biraz martılarla ve istanbulla hasbihal ettim, yaklaşık 100 martı ve istanbul fotoğrafı çektikten sonra, buluşma mekanına geçiş yaptım... yani 30 metre ileriye:)

tabii.. bu tip buluşmaların komik tarafları oluyor:) girer girmez karşımda, duvar dibinde oturan, yanında tripodu ve masanın üzerinde fotoğraf makinası olan bir arkadaşın yanına gittim....

poetica: pardon, kimi bekliyorzunuz?...
- arkadaşları bekliyorum...
poetica: hangi arkadaşları?
- okuldan arkadaşları, fotoğraf çekmeye gideceğiz de...
(karşılıklı gülüşmenin ardından
poetica zannedersem yanlışlık oldu kusura bakmayın
- rica ederim, buyrun arkadaşlarınız gelene kadar bir çay için...
poetica: teşekkür ederim...

der ve yerine oturur, diğer arkadaşları beklemeye...

gelen her arkadaş istisnasız hep aynı masaya yöneldi.. ve yaklaşık aynı soruları o arkadaşa herkes sordu:) ... aslında arkadaş da bizimle gelse iyi olurdu, zaten ahbap olmuştuk:) ...

birkaç çay molasından sonra, hadi kalkalım dedik ve yolumuza devam ettik... istikamet, planda da belirtildiği gibi topkapı sarayı idi...

burak arkadaşımızla yaptığımız telefon görüşmesinde kendisi, gelemeyeeceğini söyledi, üzüldük... gelseydi iyi olurdu... artık bir dahaki sefere diyoruz.... katılmak isteyen ve buraya görüşlerini yazan diğer arkadaşları da umarım ikinci etkinliğimizde yanımızda görebiliriz...

hava oldukça güzeldi... geziye burak arkadaşımız haricinde ismi geçen herkes katıldı... bu arada başka bir gruptan, eric isimli alman bir arkadaşımız ve yine buralardan ismen tanınan mihman isimli arkadaşımız da katıldı... yani, ben (poetica-mustafa nazif), sinan abi (@rıktekin, ravza, mihman, neşe (n!.b.!) , ozan (tasslehof), eric...

eric arkadaşımız da gruba kısa'dan da öte, kısa bir sürede uyum sağladı... zaten türkçeyi biliyor kendisi... uyumda da zorluk çekmedi... gruptaki herkes birbiriyle çok çabuk bir şekilde kaynaştı... sirkeci yokuşunu çıkarken gülhane parkı civarlarında fotoğraf çekmeye başladık.. güzel kareler yakalandı diye düşünüyorum, zaten eklemeler oldukça görülecek aktivitemiz bir anlamda... aramızda en yüklü olanımız ozan'dı, sırt çantasının içinde bir laptopu ve envai çeşit lensi bulmanız mümkün... duyduğumuz kadarıyla canon'dan gezici reklamcı ücreti alıyormuş:)

güzel olan tarafı biraz da şuydu gezinin... gelen arkadaşlarımızın hiç birisi diğerlerini yabancılamadı.... kim şuraya gidelim derse, ona karşı çıkılmadı... tabiri caizse, çatlak bir ses olmadı... ve güle oynaya, şakalaşarak fotoğraflarımızı çektik, yürüdük, gezdik...

günün kısa olması sebebiyle ve yolda fazla fotoğraf çekmemiz ve mola vereceğimiz düşüncesiyle toplu aldığımız bir karar ile, topkapı sarayı'na gitmekten vazgeçtik.... bir çay molası daha verdik, bu arada bol bol çiçek, kedi ve mekan çekimleri yapıldı... "kim kimi çekiyor?" yarışması yaparcasına, herkes birbirini çekti bu arada:) kısacası şen şakrak, güle oynaya bir günü geçirdik...

ikinci çay molasının ardından, zaten sultanahmete yakın olmamız sebebiyle, sultanahmete girdik, burada da mekan, doku, portre çalışmaları yaptık... küçük amerikalı bir çocuğu ağlattık bu arada:) ya benim güneş gözlüklerimden korktu, ya da hepimiz başına üşüşüp fotoğraf çekince korktu... bilemiyorum artık ama ağlamaya başlayınca artık çocuktan uzaklaştık:)... sultanahmet camii avlusunun içinde şen şakrak bir çocuğun epey bir portre fotoğrafını aldık... sizler çocuğun gülüşünün fotoğrafını göreceksiniz ama fotoğraf karesine sesleri alamıyoruz... ömür boyu güler umarım...

sultanahmet çıkışı, tekrar bir çay molası verdik... çaylarımızı içerken hem günün yorgunluğunu attık, hem de fotoğraf üzerine biraz da -birazcık da- siyasetin ucundan kıyısındankonuştuk derken, kalkma vaktimiz geldi.... bu arada toplu bir anı fotoğrafı alıp, mihman ile ayrıldık... kalanlarımız tekrar aşağıya doğru yürüdü, sirkeci yokuşundan kadıköy vapur iskelesine doğru, yürüdük... bu arada ayasofya kubbesi ile minaresi arasında ay bize yüzünü gösterdi.... güzel bir an oldu o da... ve kadıköy iskelesinde diğer arkadaşlarla ayrıldık...

çok uzun olmayan bir günü, amacına uygun bir şekilde, dostane-arkadaşça ve fotoğraf karelerine sığdırmaya çalışarak yaşamaya çalıştık... bu ilk etkinlik, hem tanışma, bununla birlikte kaynaşma ve fotoğdaf ve gezi adına güzel oldu diyebilirim...

ikinci etkinlikte görüşmek üzere...

şimdi ben susayım, diğer arkadaşlar da sanırım bir şeyler söyleyecektir....

poetica- mustafa nazif

 

********************************************************************************************************************************************

   mihman

 

evet ben de iletivereyim:
çok güzel bir gündü, itiraf ediyorum. tek amacım, bu güzel günü baltalamaktı aslında. elimden geleni ardıma koymadım.
sinan abiyi çeşitli vesilelerle kafelerin yanından geçirtmek suretiyle, çay molası vermeye teşvik etmek, fıskıyeli havuzda güvercinleri çekip sonrasında kovalamak suretiyle başkalarının çekmesine mani olmak, Topkapı Sarayı bugün gezilmez diyerekten güzelim saray manzarısını es geçirtmek, kadrajları bozmaya çalışmak, grubu 34'e çekmek için Sinan abiyi yüksek yerlerden atma teşebbüsüm felan hep bundandı :))
Şimdi gelelim gruba:
Poetica: Nerde çiçek böcük, kedi kuş, çiçek yaprak görseniz onun objektifi hatta bütünüyle yüzü makro pozisyonunda objeye yapışmış haldeydi. Ot mot dinlemedi. Affetmedi herşeyi çekti. Bakış açısı çok iyi. Bir de sinsi sinsi çekimleri var ki, paparazzi olabilir.
n!b: Çok şeker çok cici bir arkadaşımız. Özellikle o yaprak fotoğrafını çektikten sonraki -şu an ne dediğini tam hatırlamıyorum- tepkisi süperdi. Günün cümlesi. (Neydi peki :))
Ravza: Yoldan geçen vatandaş moduyla başlayan tavırları, benim pekçok girişimimi baltalamak, aleyhimde Sinan abiyi kışkırtmak şeklinde devam etti. Ama ben bunları yemem. hehe. Güzel fikirleri vardı. Merdivende şöyle, yada böyle poz verelim diyerekten.. Bir de martı çekmiş benden gizli. Görelim bakalım nasılmış.
Tasslehoff Burrfoot: Tek kelimeyle "Tam techizatlı Cevat Kelle". Müthiş ve kıskanılası bir ekipmanla, tam tekmil oradaydı. Günün adamı olacak gibi. Çünkü pekçok kadraja girdi, bilmeden. Hiç de sevmezmiş. Kendisini fotoğraf çekerken izlemek güzeldi valla :). Yalnız avludaki küçük Yağmur'un fotolarını görünce "değer doğrusu" demekten kendimi alamadım. Hocam bu işi biliyorsunuz. İnşallah sizin ufaklığın da fotolarını görürüz ilerde.
@rıktekin abi: İşte benim adamım. :)) Harika bir insan. Girişimlerimde kendisini koz olarak kullanmaktan geri durmadım. Her yarım saatte bir, gördüğü her cismi çaydanlık, çay bardağı zannetmeye başlayan abimiz, çaaay çaaay diye diye fotoğraf çeken tek flickrcı olarak tarihe geçecektir. Rizeliler, duyun.
Erik: Arkadaşımız Almanmış. Çok çabuk uyum sağladı. Aksanı oldukça şirindi. Bir tane fotoğrafımın önüne atlamış. O kadar uyum sağladı yani. Kendisinde cevher var. Bundan sonraki çalışmalarımda destek vermesini umuyorum.

Benden bu kadar.

Az oldu ama :P

 

**************************************************************************************************************************************

 

 Aschevogel

 

Merhaba arkadaşlar, ben geldim :-)

gercekten çok güzel bir gün oldu ve herkes çok güldü, herkes de günün sözler söylebilir: "iyi bir fotoğraf çektim galiba!''
Şimdi bir kahve daha içtim (gerçek bir filtre kahve) ve resimler hakkinda isim başlabilirim, sonra bir kaç tane gösterecem, söz!
Bu güzel gün için çok teşekkür ederim.

Sonra görüşürüz

Erik

 

*****************************************************************************************************************************************

 

Version: 
Create a group - Google Groups - Google Home - Terms of Service - Privacy Policy
©2009 Google